| 1- Otizm neye denir?
1- Otizm çocuklar ergenler ve erişkinlerde Dünya Sağlık Örgütünün hastalık klasifikasyonu –version 10 (ICD -10) F84 de ağır gelişim bozuklukları kapsamında, aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. Bu bozukluklar grubu, çift taraflı sosyal interaksiyonda ve komünikasyon formlarında ve ilgi alanları ile aktivitelerde sınırlı, stereotipik, tekrarlayıcı repertuar ve kalitatif engelliliklerde karakterizedir. Bu kalitatif anomaliler söz konusu çocuklarda (ergen veya erişkinlerde )tüm olgularda temel fonksiyonel semptomdur. * F84 kodu ile Tanımlanan Gelişim bozuklukları * F.84 : Ağır Gelişim Bozuklukları * F.84.0: Erken çocukluk çağı otizmi * F.84.1: Atipik Otizm * F.84.2: Rett- Sendromu * F.84.3: Çocukluk çağında görülen diğer desintegrativ bozukluklar * F.84.4: Düşük zeka düzeyi ve stereotipik hareketlerle seyreden yüksek aktivite bozukluğu * F.84.5: Asperger Sendromu * F.84.8: Diğer ağır bozukluklar * F.84.9: Bu kapsamın dışında kalan ağır gelişim bozuklukları
2- Otizmin sebebi nedir?
2- Otizme eşlik eden başka hastalıklar olmakla birlikte, daha ziyade çeşitli sendromlar veya hastalık formları otistik bulguların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
Örn: İşitme veya görme engelliliğin oluşturduğu olumsuz ortam, dil gelişim problemlerine neden olarak otistik bulgular biçiminde kendini gösterebilmektedir. Veya diğer motor gelişim bozukluklarının oluşturduğu depresyon tabloları da Otizmle sıklıkla karşılaşabilmekte veya yan yana seyredebilmektedir.
3- Otizm ve zeka geriliği arasında ne fark vardır?
3- Otizmli pek çok hasta algı ve motor düzeyde normal özellikler gösterirken iletişim kurma ile ilgili problemler nedeniyle başlangıçta çok daha zorlayıcı bir izlenim uyandırmaktadır. Artikulativ bulgular ve iletişimle ilgili düzeyin yanı sıra sosyal süreçlerde düzenlendiğinde, normal seviyede olan özellikler kullanılabilir hale gelmektedir.
4- Otistiklerin tedavisi var mıdır?/ Otistiklere yardım edilebilir mi ?
4- Pek çok eski çalışmanın tersine bugün rahatlıkla söyleyebileceğimiz şey, otizmde özellikle 0-4 yaş arası tespit ve (doğru tedavi + eğitim planı) müdahale ile %90 lar oranında iyileşmenin mümkün olduğudur. Yaş ilerledikçe bu oran kantitatif değil kalitativ olarak düşmektedir. Yani alınan sonuçlarda bireysel olarak eksiklikler görülmekte örneğin dilsel gelişim daha kısıtlı olmakta, bilişsel, sosyal alanlarda biraz daha sınırlı bir gelişim olmaktadır. Ancak bilinmesi gereken en önemli nokta her yaşta dilsel bilişsel ve sosyal gelişimin mümkün olduğu her yaşta çocuğun konuşmasının sağlanabildiğidir.
5- Otizme girmiş kişiler en iyi nasıl öğrenirler?
5- Otizmlinin öğrenme yöntemi kesinlikle spektrumdaki yerine göre bireysel planlanmalıdır. Örn; skaladaki yerine Asperger’e daha yakın olan bir çocuğa sınırlı boyama, küpleri üst üste koydurma, basamaklı eğitim yöntemleri (TEACCH Küçük Adımlar v.b) uygulamak ne kadar yanlış ise kendini ısırma, vurma eğilimleri olan veya anne ile ilgili bağımlılıkları olan diğer uçtaki çocuklara da Örn; daire çizdirmek, bir bardaktan diğerine su boşaltarak motor koordinasyonu sağlamaya çalışmakda bir o kadar sakıncalıdır.
Bireysel öğrenme yöntemi tüm tıbbi (beyindeki aktif – inaktif alanların tespiti) biyokimyasal, bilişsel, sosyal v.b datalar değerlendirilerek kararlaştırılmalıdır. Bu nedenle eğitim planının yalnızca eğitim kurumunun düzenleyebileceği bir konzeption olmadığı planlamaya, nörolojik ve psikiatrik dataların eklenmesi gerekliliği çok açıktır.
AÇIKLAMA: Aspergerler yoğun obsesyonları ve yüksek frontal lob aktiviteleri söz konusu olduğundan hedefe kitli oyunlar, tekrarlayıcı davranışlar obsesyonlarının artmasına neden olacaktır. Duygusal ve kreativ alanlardaki açıklarının ilgili hemisfere yönelik çalışmalarla desteklenmesi gerekir.
6- Otistikler hangi aktivitelerden hoşlanırlar?
6- Otizmi ele alırken genel olarak değerlendirilmesi gereken konu; Otizmlinin otizm sınırları dahilinde uygun bir eğitimle yol almasının mı yoksa tedavi edilerek otizm sınırlarını kırmasının mı hedeflendiğidir.
Otizmliler su ile ilgili aktivitelerden, döndürme ile ilgili faaliyetlerden (dönme dolap, topaç) bir takım nesneleri sallamak ve kendileri sallanmaktan çok hoşlanırlar. Örn: Suda rahatladıkları için yüzme önerileri olabilmektedir. Ancak bu rahatlama konuşma ve sosyalleşme süreçlerine engel olabilmektedir.
Ancak amaç otizmi kırmak (iyileştirmek) ise bu faaliyetler engellenerek daha ziyade – çocuğun otizm spektrumundaki yerine bağlı olarak – bireysel planlanmış oyun ve faaliyetler öne çıkarılmalıdır. Örn; Hedefe kitli oyunlar, sayı v.s (obsesyonları) takıntıları varsa kreativ drama tarzı oyunlar, modellemeler v.b.
7- Otizmin tanısını kimler koyabilir?
7-Otizm tanısı çocuk psikiatristi, çocuk nörolojisi uzmanı, endokrinoloji, KBB hekimleri, psikologlar tarafından oluşturulan bir uzman kadrosu tarafından koyulmalıdır.
8- Otizm tanısına ailenin tepkisi nasıl olur?
8- Otizm olgusuyla karşılaşan her aile ilk şoku müteakip genellikle bir red reaksiyonu gösterir. Bilgi edinme ve olayı kabullenme süresi aslında ailenin sonraki tutumunu dolayısıyla çocuğun alacağı yolu belirler. Burada tanı koyan hekimin ilk tutumu ve sonrasında ailenin psikolojik destek alması çok önemlidir. Otizm sözcüğü ile karşılaşan pek çok aile hemen sonrasında “Otizm ömür boyu süren kalıcı bir engelliliktir” söylemiyle karşılaşmakta ve yaşanan hayal kırıklığı aileyi hiçbir şey yapmamak gibi bir tutuma itebilmektedir.
Öncelikle bilinmesi gereken Otizmin (doğru tedavi yöntemi + doğru eğitim yöntemi ve erken yaş (doğru zamanlama) üçlüsü iyileşebilir olduğudur) En önemli faktör ise biran önce nörolojik risklerin kontrol edilerek elimine edilmesi biyokimyasal düzenlemelerin yapılması ve bireysel olarak planlanmış bir tedavi eğitim protokolünün oluşturulması gerekliliğinin aileye izah edilmesidir.
9- Kızlar mı erkekler mi daha çok etkilenir?
9- Erkekler daha çok etkilenirler.Ancak tedavi aşamasında genellikle kızlardan daha zor sonuç alınmaktadır.
10- Otistiklere hangi vitamin verilmelidir?
10- Otistiklere verilen özel bir vitamin yoktur. Nasıl hiçbir otizmli bir diğerine benzemiyorsa, uygulanacak tedavi yöntemi veya destek preparatları da birbirinin aynı olamaz. Yapılan tetkikler neticesinde eksik veya fazla vitamin değerleri saptanmak suretiyle Supplement takviyeleri yapılır.
Bunlar arasında çok söz edilen Örn: B6, Omega3, v.b preparatlar da mutlaka hekim kontrolünde verilmelidir.
11- Otistik çocuklarda zeka düzeyi nedir?
11- Her ne kadar eski bilimsel çalışmalar da otizmlilerin önemli bir bölümünde zeka geriliği (Mental Retardasyon) olduğu iddiası yaygınsa da, iletişim kurmakta zorlanan bir bireyin standart zeka testi uygulamalarıyla düzey tespitinin yapılamayacağı açıktır.
Pek çok yeni çalışma bu oranın eskiden düşünülenden çok daha düşük olduğunu göstermektedir. Büyük bir oran ise normal zeka seviyesinde olup bir diğer grup ise yüksek fonksiyonludur. (High functioning)
12- Otizmde bilinen eğitim programları nelerdir?
12- (Belirtilen uygulamaların tamamı kurumumuzda uygulanmaktadır. a- TEACCH: Basamaklı eğitim (Treatment and Education of Autistic and Related Communication handicaped Children) b- Lovaas (ABA) –Verbal Behavior “İsrail yöntemi” c- Occupation Therapy d- Sensory Integration (Duyu bütünleme programı) e- Kompansasyon – Aktivasyon metodu f- PECS ( Resimlerle destekleme)
13 -Otizmde Biyomedikal Uygulamalar nelerdir? a- Ağır metal şelasyonu b- Oksijenizasyon (Ozon veya hiperbarik) c- Detoksifikasyon d- Barsak mukosasının düzenlenmesi e- Nörohormon düzenlemeleri f- Bireysel planlanmış diyet programları g- Bireysel uygulanmış supplement uygulamalar
14- Otizmde uyarım teknikleri nelerdir? - Hemisferik Senkronizasyon - Transkranyal Stimulasyon - Nörofeedback – Nörobiyofeedback - Tomatis Berard uyarım teknikleri - Magnetik Rezonans Stimulasyon - Kognitives Raum- Zeit Modul - Lazer Stimulasyon - Akupunktur - Craniosakral uyarı - Refleks Stimulasyon - Nörohormonal Balans Programı - DAF – FAF programları (artikulasyon düzenlenmesi)
15- OTİZMİN GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR? 15- The Autism Society of America araştırmalarına göre otizmin görülme insidansı 1/500 dir.National Austistic Society bu oranı (İngiltere),1/110 olarak belirlerken Amerikan Otizmde Tedavi Vakfı 1/250 olarak değerlendirir. 1985 tarihli Princeton çocuk gelişim, enstitüsünün araştırmasına göre 5 yaş öncesi yoğun eğitim almış çocukların %40 – 60 yaşıtlarıyla normal ilkokula devam edebilmektedir.
16- OTİZM İLE İLGİLİ GÖRÜNTÜ VE VİDEOLAR (TIKLAYINIZ)...
a- http://search.izlesene.com/?vse=OT%DDZM+&adult=on
b- http://search.izlesene.com/?vse=otizm&orderOpt=a&dateOpt=a&category=&kanal=&searchplace=2&adult=on&count=3&sayfa=1
c- http://search.izlesene.com/? vse=otizm&orderOpt=a&dateOpt=a&category=&kanal=&searchplace=2&adult=on&count=3&sayfa=2
d- http://search.izlesene.com/?vse=otizm&orderOpt=a&dateOpt=a&category=&kanal=&searchplace=2&adult=on&count=3&sayfa=3
e- http://tr.wikipedia.org/wiki/Otizm
f-
|